Tokat’ta 3 yeni OSB bitecek kent 4 yılda 2 kat büyüyecek

DÜNYA, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, 81 ildeki oda ve borsa başkanlarıyla ekonominin nabzını tutuyor. “Başkanlar Konuşuyor” söyleşi dizisinin bu haftaki durağı Tokat oldu. Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Çelik ile Tokat Ticaret Borsası Başkanı Lütfi Bora, DÜNYA’nın sorularını yanıtladı.

1947’de Türkiye’nin en çok ihracat yapan 4’üncü kentiydik

Ali ÇELİK TOKAT TİCARET VE SANAYİ ODASI BAŞKANI

Tokat ekonomisi Anadolu’nun son 1000 yılında en güçlü 4 ekonomiden birisiydi. Bunu da İpek ve Baharat yolları güzergâhında olmasına, verimli topraklarına, jeopolitik durumuna ve 14’ün üzerinde medeniyete ev sahipliği yapmasıyla gerçekleştirmişti. Yine 1947’ye kadar Türkiye’de en çok vergi veren, en çok ihracat yapan 4 ilden birisi Tokat’tı. 7 ovası, 2 ırmağı ile Türkiye’nin, Anadolu’nun belki en verimli topraklarına sahibiz. Tarımsal ürün çeşitliliğimiz 100’ün üzerinde. Tokat yaprağı, narenciyesi, üzümü, domatesi, biberi kendine özel aroması ile Türkiye’nin birçok ilindeki lezzetten farklılaşıyor. Son 50 yılda ülkede uygulanan tarım politikaları nedeniyle bu duruma geldik. Geldiğimiz noktayı hiç hak etmiyoruz. 1990’lı yılların başında 850 bin civarında olan şehir nüfusu, bugün 600 binlerde. Türkiye nüfus artış hızına göre bugün nüfusumuzun minimum 1 milyon 200 bin olması gerekiyordu. Kırsalda karnını doyuramayan nüfus buradan göçmüş. Son dönemde gıdanın değer kazanması, pandemi, büyük şehirlerde artan fiyatlar biraz biraz durumu tersine çevirmeye başladı.

KENT EKONOMİSİNİN YÜZDE 80’İ TARIMDAN

Ekonomik hareketlilik başladı. Türkiye’deki toplam mermer rezervlerinin yüzde 8’i Tokat’ta. Bakır, kömür ve krom gibi de pek çok madenimiz var. Tokat yazması 600 yıllık güçlü bir gelenek. Bu nedenle şehrimizde geleneksel olarak tekstil de öne çıkıyor. En önemlisi de ekonomimizin neredeyse yüzde 80’inin tarım ve tarımsal sanayiye dayanması. Pandemiden en az etkilenen kentlerden biriyiz. Çiftçimiz toprağıyla yeniden barışıyor. Ancak doğru tarım politikaları lazım. Hidroelektrik santralleri ve vahşi sulama nedeniyle ciddi kayıplar söz konusu oldu. Bu yüzden kapalı, basınçlı sulama sistemine geçilmeli. Süreyya Bey Barajı’nın, Alpudere Barajı’nın toplulaştırma çalışmaları bitirilmeli. Çiftçi her yıl bir sürprizle karşılaşıyor. Sıcak yaktı, don vurdu, gübre atamadı. Bunun için örtü altı tarım yapılması lazım. Ayrıca üretilen ürünlerin pazarlanması ve ihracat yollarının açılması gerekiyor. Biz de ihracat firmaları ile çiftçiyi buluşturmaya çalışıyoruz. Son 4 yıl içinde tarımdan elde ettiğimiz katma değer iki katından daha fazla arttı.

AVRUPA VE ABD’NİN TALEPLERİ BİZE GELDİ

Sanayimiz de çok yol kat etti. Merkezde 2, Turhal, Zile, Niksar, Erbaa’da olmak üzere şu an 6 tane OSB’miz var. Gıda OSB için de eski Tokat havalimanının olduğu yer için Sanayi Bakanlığımıza başvurumuz var. Merkez OSB’mize 80’in üzerinde yatırımcı talebi var. Ama yatırımcılara tahsis edebileceğimiz sanayi parselimiz yok. Teşvikte 6. Bölgedeyiz. Bu da yatırımlarımızın artmasına neden oluyor. Avrupa ve ABD’nin Çin’den taleplerini azaltmasının etkisini Tokat’taki siparişlerin artmasından görüyoruz. Özellikle gıda ve tekstil sanayimiz olumlu anlamda etkindi. Bu nedenle Gıda OSB’ye çok ciddi talep olacaktır. Talepleri açmadan gelip soruyorlar. Bu OSB’miz tam entegre yapısı ile farklılaşacak. OSB’lerimizde 2 bin olan istihdamımız son 4 yılda, 4 katına çıkarak 8 binlere ulaştı. Merkezdeki 3. OSB’miz ve Gıda İhtisas OSB’miz bittiği zaman OSB’lerimizdeki istihdam 15 binlere çıkacak diye düşünüyorum. Erbaa’da bir de Çiçekçilik İhtisas OSB kuruluyor. Ovalarımız hayat kaynağımız onları korumalıyız. Bu yüzden OSB’lerimizde arıtma tesisleri çok önemli.

KARADENİZ’E İHRACAT İÇİN ÜNYE-NİKSAR YOLUNU İSTİYORUZ

Tokat’ın geleceği açısından en değerli projelerden biri Ünye- Niksar yolu. Ne var ki, herkes sahile konforlu ve keyifli bir yolculuk yapmak için bu yolu istediğimizi zannediyor. Hiç alakası yok. Ovalarımızda üretmiş olduğumuz ürünleri, sebze-meyvemizi bozulmadan limana ulaştırmak istiyoruz. TIR’lar bir sağa bir sola yatıyor. Domatesimizin, şeftalimizin raf ömrü 15-20 günden 3-4 güne düşüyor. Karadeniz ülkelerine ihracat yapmak için bu yolu istiyoruz.

EFES’İN 6 KAT BÜYÜĞÜ SEBASTAPOLIS BURADA

Tokat TSO Sanayi Odası Başkanı Ali Çelik ile Tokat TB Başkanı Lütfi Bora, Yönetim Kurulu Başkanımız Hakan Güldağ, Genel Koordinatörümüz Vahap Munyar, Yazı İşleri Müdürümüz Handan Sema Ceylan’ın sorularını yanıtladı. Başkanlar; “İstanbul’dan sonra kayıtlı tarihi eser varlığı Anadolu’da en fazla olan şehir biziz. Tokat’ın 6000 yıllık bir tarihi var. Komana, Sebastapolis gibi çok eski, güçlü medeniyetlere ev sahipliği yapmış Sebastapolis’in Efes’ten 6 kat büyük olduğu söyleniyor. Ama kazı çalışmaları henüz yüzde 1. 1072’de Anadolu’daki ilk Türk beyliği Danişment burada kuruldu. Anadolu’nun ilk camisi burada. Hanlar, hamamlar var. Kazıklı Voyvoda Tokat Kalesi’nde uzun süre hapsedilmiş. Ballıca Mağaramız UNESCO mirasında. Yurtdışından da ilgi görüyoruz” dediler.

Susuzluk çok ciddi, sulamayı jandarma ile yapıyoruz

Lütfi BORA TOKAT TİCARET BORSASI BAŞKANI

Tokat’ımızda tarımsal üretime zemin hazırlaması açısından iyi bir kış geçirdik. Ancak geçtiğimiz yıldan kalan kuraklık sıkıntıları ve baraj göletlerimizdeki rezerv eksikliği devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda İlimizin en büyük ovası olan Kazova’da sebze, meyve bakliyat gibi değişik ürün çeşidi vardı. Bu sene oradaki ekimin yüzde 90’ı mısıra kaydı. Bu da sulama ihtiyacı doğurdu. Barajlarımızın, kanalları, altyapılar yetersiz kaldı. Hatta sulama, jandarma kontrolünde yapılır oldu. Türkiye’nin su kaynaklarının yaklaşık yüzde 75’i tarımda kullanılıyor. Bunun da yüzde 80’i vahşi sulama. Kapalı sisteme acilen ciddi yatırımlar yapılması gerek. Su zengini değiliz. Arazi toplulaştırması noktasında istenilen noktada değiliz. Tokat’ta tarım ve tarım sanayinin ağırlığı malumunuz.

KÖYLERDEKİ NÜFUS YAŞLANDI

Tokat’ta arpa buğdayda ekim dekar olarak küçüldü. Bunun sosyoekonomik sebepleri var. Köylerden göç devam ediyor, terk etmeyenlerin de yaşı üretici olmak için yaşlı. Elbette bu Tokat’ın değil tüm Türkiye’nin genel sorunu. Tarım alanlarının imara açılması da bizi etkiliyor. Bunlar tarıma ciddi zarar veriyor. Bir de sulamanın önemini unutmamalıyız. Artık sulama birliklerimiz su güvenliği için jandarma ile çalışıyor. Dekar olarak artırdığımız herhangi bir ürünümüz yok. Tarım arazilerinin imara açılması belediye mücavir alanlarının genişlemesi Tokat’ta birçok ile kıyasla daha azdır. İmara açılan tarım arazileri tarıma ciddi zararlar veriyor. Ciddi su sıkıntımız var. Almus Barajımız en büyük gücümüz. Tarımsal sulamada derhal kapalı sisteme geçilmeli, barajdan kot farkı ile tazyik sağlanmalı. Turhal ilçemize kadar borularla ulaşmalıyız. Bu havalarda boruyla su götürmezsek, buharlaşma ile suyun yüzde 30’unu, kanaldaki çatlaklarla yüzde 40’ını kaybediyoruz. Seneye sulama konusunda daha büyük sıkıntı yaşayabiliriz. Bu kışı kurak geçirirsek, 2023 yılında ovamızda mısır ekimi yasaklanır. Unutmayalım ki Amasya Suluova’da mısır ekimi yasaklandı. Ülkemizde paramız kıt, suyumuz da kıt. Dolayısıyla suyu verimli kullanmamız gerekiyor. Baraj göllerinde balık üreticiliği yapanlar, başka kentlerin barajlarına taşınıyor. Barajdaki su seviyesi düştükçe, oksijen seviyesi de düşüyor. Bu da balıkçılığa zarar veriyor.

Yorum yapın